2025’in ikinci yarısıyla birlikte lojistik sektörü, ithalat ve ihracat operasyonlarında belirgin bir daralmayla karşılaştı. Küresel ticaretteki korumacılık eğilimleri, jeopolitik gerilimler ve dalgalı navlun fiyatları, hepimizin planlarını yeniden gözden geçirmesini gerektirdi. Böyle dönemlerde en sık duyduğum soru şu: “Bu ortamda büyümek mümkün mü?”
Benim cevabım net: Büyümenin kendisi değil, büyümenin nasıl olacağı asıl mesele.
Daralma dönemleri, çoğu şirketi savunmaya çeker; yatırımlar durur, kararlar ertelenir. Oysa ben tam tersini düşünüyorum. Piyasanın yavaşladığı anlar, doğru ve stratejik yatırımların en çok fark yarattığı anlardır. Herkesin durduğu yerde atılan sağlam bir adım, dalga geri döndüğünde sizi rakiplerinizin önüne taşır. Bu yüzden 2025’te yurt içinde ve yurt dışında toplam 850 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirdik ve çalışan sayımızı bin kişiye ulaştırdık. 2026 için ise 1 milyar TL’lik bir yatırım planlıyoruz.
Peki bu yatırımı neye göre yönlendiriyoruz? Yol haritamızı üç temel başlık üzerine kurdum: fiziksel kapasite artışı, yeni ticaret koridorlarının yönetimi ve karbon ekonomisine uyum. 2026’nın ilk yarısında Erenköy Gümrüğü’ne bağlı yeni antrepo yatırımımızı hayata geçiriyoruz. Aynı zamanda İngiltere, İrlanda ve Belçika hattındaki iş birliklerimize Almanya-Avusturya-İsviçre koridorunu ekleyerek parsiyel taşımacılık ağımızı güçlendiriyoruz. Büyümeyi yalnızca Avrupa ile de sınırlamıyoruz; Kuzey Afrika, Orta Asya ve ABD, önümüzdeki dönemin hedef pazarları arasında.
Bir noktanın altını özellikle çizmek istiyorum: Artık büyümenin tanımı da değişiyor. 2026’da ihracatçı için bir lojistik partnerinin sunduğu navlun fiyatı kadar, sağladığı karbon avantajı da belirleyici olacak. AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) mali etkileri net biçimde hissedilmeye başlandığında, sürdürülebilirlik bir “artı değer” olmaktan çıkıp ticaretin adeta vizesi haline gelecek. Filomuzdaki elektrikli çekici sayısını beş yıl içinde üç katına çıkarma hedefimiz de bu öngörünün bir sonucu.
Zor dönemler, vizyonu olanla olmayanı ayıran dönemlerdir. Büyümek her zaman mümkün — yeter ki nereye, neden ve nasıl büyüdüğünüzü bilin.